DOĞRU, ZAMAN VE MEKÂN

0
34

İtalyan bilim adamı Galileo Galilei,  günümüzden 384 yıl önce engizisyon mahkemesinde dünyanın döndüğüne ilişkin tezini inkara zorlandı. Galileo, kilisenin baskısı karşısında sözlerini geri alınca idam hükmü ev hapsine çevrildi. Bunun dışında bugünkü mevcut bilime yön veren yüzlerce bilim adamının hayatı sürgün ve cezalarla geçti.

Tüm insanlığın dünyanın tepsi gibi bir düzlem olduğuna ve güneşin dünya etrafında döndüğüne  inandığı o günlerde Galileo, gerçeği söylemek için 300 yıl daha beklese miydi? Doğru bildiklerimiz, şayet mutlak doğru değil ise o zaman yanlıştır. Mutlak doğru ile yanlışın çarpışması tarihin her döneminde çok şiddetli ve kanlı olmuştur. Kiliseye göre dünyanın yuvarlaklığı ve dünyanın hem kendi etrafında hem de güneşin ekrafında dönmesi yanlıştı. Şeytanın savıydı. Dünya sonsuz bir düzlemdi. Güneş ondan doğup ona batıyordu. İncil’de böyle yazıyordu ve İncil, mutlak doğruydu. Zaman mutlak doğruyu meydana çıkardı ve Galileo sayesinde bu savaşı bilim kazandı,

Eskiler derler ki; doğruyu söylemek için doğru zaman ve doğru mekan gerekir. Eğer doğru zamanda ve mekanda doğruyu söylemez isek düşman kazanırız ve bu başımıza büyük bir bela olur. Retorik sanatı, ironi sanatı, fabl sanatı ülkemizde bir zamanlar ikinci yeni ile adlandırılan şiir akımı, doğruyu söylemenin katı sonuçlarından kurtulmak için insanoğlu tarafından yaratılmış sanatlardır. Yani açıklamak gerekirse doğruyu dolaylı olarak söyleme sanatıdır. Yelpazeyi açarsak, mizah, kara mizah velhasılı Nasrettin Hoca fıkraları bunun için yaratılmıştır. Doğrunun yanına biraz gülmece, biraz bulmaca katarsak, doğrular okuyucuyu acıtmaz, tam tersine gülümsetirken biraz da düşündürür. Karikatür de bu amaçla doğmuş ve yaşamını sürdürmektedir.

Doğru, keskin bir kılıç gibi önüne çıkan tüm eğrileri deler geçer. Bu yüzden doğru söylemeye çok zaman korkarız. Yanlışlar da sahipleri için doğru varsayılan birikimlerdir. Hurafelerden, sorğulanmamış inançlardan, efsanelerden kaynaklanır. Ancak yalan denilen olay, ister cahil olsun ister aklı başında olsun sahiplerinin de bildikleri bir kandırmacadır. Bunun için dünyanın en kötü davranış biçimi yalancılıktır. Bazen kendini savunma aracı olarak bazen de sevdiklerini koruma amacıyla söylenir. Hele günümüzde birilerine yaranmak için söylenilen yalanı daha çok işitir ve görür olduk.

Sevgili okurlar, şimdi seçim zamanı ve sayılı günler kaldı. Seçimden sonra mehter marşı ile kutlama yapacağını adım gibi bildiğim bazı adaylar, İzmir Marşı ile çarşı Pazar nutuk atıyorlar. Desenize beka sorununu yine İzmirliler çözecek. Hangi adaya sorsanız Atatürkçü. Atatürkçü olmayan hiç bir adaya rastlamadım.

Bayanlar, baylar dikkat buyurun1 Atatürk sadece vatanı kurtarır, kişileri kurtarmaz. Ciddi olun, dürüst olun. Bu vatan elden giderse Atatürk mezarından kalkıp sizleri kurtaramaz. İdeolojisini kaybetmiş partiler görüyorum. İyiler de var ama yetmez.  Bu seçimi de kaybedebiliriz. Lakin dürüstlüğü kaybedersek, bir daha asla bulamayız.

Doğruyu söylemek için elbette 400 yıl beklemek gibi bir niyetim yok. Zaten ömür yetmez.

Takım elbisenizle beni kandıramazsınız.

Uyduruk projelerinizle beni kandıramazsınız.

İzmir marşıyla beni kandıramazsınız.

Ben bir adamı ceketsiz de tanırım.

Ne vaazlarınızla ne vaatlerinizle hiç işim olmaz.

Gerdan kıvırma göbet atma hiç mi hiç işe yaramaz.

Sadece dürüst olun. Güzel olun.

Hele hele oy istemeye hiç gelmeyin.

Vatandaş ne yapacağını gayet iyi bilir.

Güzel bir hafta diliyorum,

Saygılarımla

Celal ÇALIK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here